Bize Ulaşın

0312 418 88 58

0533 647 48 25

NEDİR BU MOTİVASYON

Yaşam ve başarı yolculuğunda kaptan hepimiz miyiz?

şuuraltımız saf bir çocuğa benzer…şuuraltımızı, iyi mi yaşamımıza yön verir hale getirebiliriz. İçsel motivasyonumuzun kontrolünü iyi mi elimizde tutabiliriz.

Bizi yaşfakat bağlayan ve başarı dediğimiz duygunun, önce kelime anlamına ve kuramına göz gezdirelim ve daha sonrada elimizdeki altın anahtar şeklindeki 20 maddeye beraberce yoğunlaşalım.

Motivasyon kelimesinin lügat anlamı güdülenme olarak açıklanır. Motivasyona kuramları bağlamında bakmış olduğumızda da, bu alanda ilk çalışan ve motivasyon teorisini gereksinimlar hiyerarşisi bağlamında bize anlatan Abraham H. Maslow’dur. Onun 1943’de yazdığı bir makalesinde, insan gereksinimlarını beş kategoriye ayıran Maslow, en alttan başlayarak piramidin en üstüne doğru ulaşır ki, bunlar; Fizyolojik ihtiyaçlar, Güvenlik ihtiyaçları, ilişik olma ve sevgi, Saygı ve Kendini gerçekleştirmek şeklinde de devam etmektedir.

Motivasyonun kuramsal tarafını biz bir kenara bırakarak, yaşamın içerisindeki uygulama noktalarına ve bizlere önerdiği çözümlerine bakalım…

Kişilerin motivasyonu içsel ve dışsal olmak üzere ikiye ayrılır. İç dünyamızın motivasyonu bir tek kendi elimizdeyken, dış motivasyon ise tüm bunlaryla dışımızdaki etkenlere ve kişilere bağımlıdır.

İçsel olarak motive olmuş insanlar, kompetant (becerikli, usta, ehli ) olmak için tinsel açlığa sahiptirler. Bu insanlar başarılı olmak için kendilerini yönetebilme özelliğine sahiptirler. Kompetanlık ve kendini yönetebilme, başarılı olmak için kişilerin takip ettikleri içsel niteliklerdir.

Dışsal motivasyon ise, diğer insanoğlu aracılığı ile gelen, negatif ve pozitif etkilerde bulunabilen, davranışın tekrarlanma mümkünlığını artırıp, azaltabilen, maddi ve içsel değerler taşıyabilen güçlendirme veya pekiştirmelerdir. Dışsal ödüller maddi olmayan kaynaklardan gelebilir. Örneğin, takdir edilme, övülme, alkışlanma v.B.

Bunun için karşımızdaki kişileri pozitif motive edebilmek adına bol bolca ‘teşekkür’ ve ‘takdir’ etmeyi öneririz. Kırıcı kritik ise mümkünse hiç yapılmamalıdır. Eğer ille de yapılacaksa sadece “2” birey arasında yapılmasına dikkat edilmelidir. Bir davranışa ödül vermek, o davranışın tekrar ortaya çıkma olasılığını da arttırmakta bir pekiştirici olarak rol oynamaktadır. Her tesekkür bir teşviktir.

Dışsal ödülleri kullanarak tinsel ödülleri geliştirmek de yapılması gereken bir sanattır…

İçsel Motivasyon İçin lüzumlu Reçetelere göz gezdirecek olursak;

1. Öncelikle bir kâğıda maddeler halinde sahip olduğumuz bütün değerleri alt alta yazalım. Çünkü haiz olduklarımızı tam kavramak, ileride kazanacaklarımıza da bir köprü vazifesi görecektir.

2. Arzu ettiğiniz geleceğin hikâyesini yazın ve hayal dünyanızda bunlarla bir yolculuğa çıkın.

3. Başarılı olduğumuz ve mutlu olduğunuz anlamış olurı teker teker yazdığınızda listenin uzayıp gittiğiniz görürseniz bunun sizi şaşırtmasındaki keyfi de yaşamaktan kaçınmayın.

4. Geçmişte nerede olduğunuzu ve şimdi hangi noktada olduğunuzu da yazın. Yazın ki kendinizin bile bu gözden kaçırılmış olduğunız bu muhteşem gelişmeyi bilinç altınızda bir kere daha kabullenmiş olsun.

Ayrıca şuuraltımız saf bir çocuk gibidir demiştik ya sizlere; dolayısıyla onun kandırması da bir o denli kolaydır. Bizim kendi dilimizle söylediğimiz her komuta, o neredeyse hiç sorgulamaksızın okey diyecek ve uygulamaya çalışacaktır.

“karşılaşmış olduğum tüm olumsuzluklara minnettarım. Karşılaştığım her problemi çözdüğümde, ileride karşılaşabileceğim sorunlara karşı da, daha güçlü olmayı ve sabretmeyi öğreniyorum. Ben zorluklar sayesinde gelişiyorum ve yaşamı çok daha iyi öğreniyorum” diye sürekli bilinçaltınıza komut ve telkin verin.

5. Hedeflerimizi zaman vakit gözden geçirmeli ve planlı hedeflerinize ne kadar zamanda ulaştığınızı görmelisiniz. Nerelerde hata yaptığımızı anlamamız da bizim doğru yolda ilerlemenizi daha da fazla sağlayacaktır.

6. Sizi motive eden film, alıntılar, kişiler ve hikayelerin ve hatta motive edici şarkıların bir arşivini oluşturun.

7. çevreınızdaki dünya hakkında devamlı öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında sürekli derinlemesine okuyun, kulak verin ve öğrenin.

8. Kendiniz için ufak minik bile olsa mutlaka ödüller belirleyin. Hedeflerinize ulaştığınızda, ya da küçükte olsa bir adım attığınızda, kendi kendinizi ödüllendirin ve bunu bir ufak şölen eşliğinde kutlayın.

9. Kendinizi hiç ama hiç küçümsemeyin. Hatta başarılarınıza bakıp ufku ve hatta ufkunda ötesini görmeye çalışın. Bunun içinde vizyon sahnenizi genişletin.

10. Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, yaptığınız her ne ise ona bir ara vermesini bilin. Aynı vakaya daha sonrasında bakmanız, size vakalara başka perspektiflerden bakmanızı sağlamaya da yardımcı olacaktır.

11. Başarılı kişilerle temasta olmak ve onların çalışmalarını modelleyerek seyretmek, sizi motive etmede çok yarar sağlayacaktır. Bağlantı kurmanız ihtiyaç duyulan kişilerin listesini hazırlayın ve devamlı güncelleyin ve hatta bu listeyi elden geldiğince uzatın.

12. Çevrenizle bildirişim kurarken, imaları bırakın. Bırakın çünkü insanlar düşüncelerinizi okuyamazlar. Her ne söylemek istiyorsanız bunu nazik bir halde açıklayın ama olumsuz eleştiri noktasına ulaşmadan da tamamlayın.

“Büyük beyinler fikirleri / orta beyinler olayları / minik beyinler ise kişileri konuşur” anlatımındaki şekliyle; “bardağın dolu yahut boş tarafı beni ilgilendirmez. Ben bardağı doldurmaya bakarım” şeklinde yaşayın. Yahut sağırlı kurbağa hikayesinin bizlere hep ivme kazanmıştırracağını asla ihmal etmeyin.

13. Fizyolojik dağınıklığın, zihinsel dağınıklığa da niçin bulunduğunu aklınızdan çıkarmayın. Her vakit düzenli bir yaşamınız olsun. Böylelikle kendinizi her gün, bundan önceki güne gore çok daha sağlıklı ve zinde hissedebilirsiniz.

14. Arkadaşlarınızın negatif davranışları mı var? Ve bu davranışlar sizi etkiliyor mu? Birlikte süre geçirdiğimiz insanoğlu, çoğu süre bizim tutumumuzu etkileyebilir. Unutmayın ki; mutsuz kişilerin yanlarındaki / çevrelerindeki halkaları, yavaş yavaş daraltacaklarını bilin. Hatta böylesi kişilerin, zamanla en sevdikleri kişileri bile yitireceklerini aklınızdan çıkarmayın.

15. Kendisinden her vakit bir şeyler öğrenebileceğiniz modeller seçin. Doğru rol modeller hep çok önemlidir. Bu birey sizin saygı duyduğunuz ve kendisi şeklinde olmak dilediğiniz birisi olmasında yarar olacaktır.

Kız çocuklarının annelerini, erkek çocuklarının da babalarını modellemeleri söz konusuyken, okul eğitimindeki süreçte öğretmenlerini ve sonrasında farklı farklı kimlikleri ve meslek çalışanlamış olurının da modellenmesi söz mevzusu olacağından, çocuklarınıza iyi rol modelleri görmelerine yardımcı olun seçin / önerin.

16. İnsanların ne kadar başarılı oldukları, iyimser yahut fenamser olmalarına bakılırsa değişebilir. Olumlu davranışlara sahip olmak, üzerinde uğraşmamız ihtiyaç duyulan bir olgudur ve önemli olan ne olduğumuz ya da ne olmadığımız değil, ne olabileceğimizdir.

“Başarılı insanoğluı başarısız insanlardan ayıran tek fark, başarılı insanoğlu başarısız insanların görüp de yapamadıklarını yapabilen insanlardır” diyen Hz. Mevlana ne güzel anlatmaktadır, değil mi?

17. Müzik; sakinleştirir, heyecanlandırır ve motive eder. Bunu asla aklınızdan çıkarmayın.

18. Hizmet etmek bizlere kendimizi çok iyi hissettirecektir. O nedenle; yanan bir mumun başka bir mumu yakmasından sonrasında, ilk mumun daha az yanmadığını, beraberce çok daha fazla ışık verdiklerini ve parladıklarını akıldan çıkarmamalıdır.

19. Sorumluluğunuzu sıklıkla kontrol edin. Curchill’in anlatımıyla; “Kendi şartlarınızı yaratmaktan kendiniz sorumlusunuz” değerlendirmesini de kulağınıza küpe yapın.

Eğer, “yapamam tavrı” = Başarısızlık ise, bundan da fersah fersah uzak durun. Ve asla şu şekilde kelimeleri kullanmamaya çaba gösterin; ‘Bence bu düşünce saçma’, ‘Bu mümkün değil’, ‘Bunu yapamam’, ‘Ne yapacağımı bilmiyorum’, ‘Beceremem’ ve ‘Hayır, Hayır Hayır’ benzer biçimde…

Yukarıdaki negatif yaklaşımın yerine olması gereken ise yapabilirim tavrı = Başarı ve Motivasyondur ve bu da ısrarla tavsiye olunur. Bu bağlamda da; ‘Bu neden uygun olmasın ki?’, ‘Bunu yapabilirim’, ‘mutlaka başarmalıyım’, ‘minimumından elimden geleni yaparım’, ‘Ne yapacağımı öğrenebilirim’, ‘Neleri Öğrenmedim ki!’ ve ‘ne olursa olsun yaparım’ gibi…

20. Büyüklerimizin ve ebeveynlerimizin hayır duasını alalım ve hasta ziyaretlerini de çoğunlukla yapalım.

En önemlisi de, bolca bolca hayal kurarak bu hayallerin gerçek olması için çalışmak ve ben yapabilirim tavrını geliştirmek!..Duygusal zekayı ve ruhsal zekayı son noktasına kadar kullanalım.